Niçin Stratejik Yönetim

Hızla değişen dünyada bireylerin, organizasyonların ve hatta ülkelerin ayakta kalabilmeleri için stratejik düşünmeye ve stratejik karar almaya herzamankinden daha fazla ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. Romalı Şair Ovid’in güzel bir sözünü burada hatırlatmakta yarar vardır:

“ Bugüne hazır olmayanın yarına hazır olması daha güç olacaktır.” Bugün dünyada gelişmiş ülkeler belirledikleri “Ülke Stratejileri” ile bugüne hazırlanmanın ötesinde geleceğe hazırlanmak için büyük çabalar içerisindedirler. Aynı şekilde, globalleşen dünyada artan rekabet ortamında şirketler hızla Değişim Mühendisliği (Reengineering) ve Stratejik Yönetim tekniklerinden yararlanarak organizasyonel yapılarını, sistemlerini, süreçlerini yeniden yapılandırmaktadırlar. Geleceğin şartlarının çok daha rekabetçi olacağına şüphe yoktur. Bunun farkında olanlar geleceği kazanmak için şimdiden mücadele içerisindedirler. Değişimin en başta kendimizden başlaması gerekir. Birey olarak eğer daha iyi koşullarda yaşamak istiyorsak stratejik düşünme yeteneğine sahip olmaya ve stratejik karar almanın önemine inanmak zorundayız. Aynı şekilde, kamu ve özel sektörde faaliyet gösteren tüm organizasyonların stratejik yönetimi mutlaka öğrenmeleri ve uygulamaları gereklidir. Yine dünyada yerini almak isteyen ülkelerin geleceğe yönelik “Atılım Stratejileri”ni süratle belirlemeleri ve uygulamaları önem taşımaktadır. Bu ünitede stratejik yönetim ile ilgili temel bilgiler vermeye çalışıldı. Amaç, stratejik yönetimin önemini vurgulayarak bu yöndeki çalışmaların daha geniş bir kesim tarafından başlatılmasıdır. Unutmayalım, stratejik yönetim, geleceği kazanmanın yoludur. Büyük Hun Hükümdarı Attila’nın tarihte kazandığı zaferlerin gerisinde onun stratejik düşünme yeteneği yatmaktadır. Attila’nın şu sözleri bizim ne yapmamız gerektiğini çok açık olarak ortaya koymaktadır: “Geçmişimizi incelemekten asla vazgeçmemeliyiz.

Geçmişimizdeki yanlışlar, disiplinsiz strateji ve taktikleri bir kenara bırakarak geleceğe hazırlanırken, savaş meydanlarında kalan Hunların kemiklerini hatırdan çıkarmamalıyız. İyi belirlenmiş bir hedef ile Hun birliğini kurarak, yeni ilke ve politikalar belirlemeliyiz. Tüm düşmanlara ve engellere karşı mükemmel olabilmek için bir kez daha ve sonsuza dek plan yapmalıyız.”Buhar makinesinin keşfiyle başlayan sanayi devrimi insanoğlunun yaşamını da büyük ölçüde etkilemiştir. Sanayi devrimine kadar geçen süre içerisinde insanlar doğadan topladıkları ve kendi ihtiyaçları için ürettikleri mal ve hizmetlerle yaşamlarını sürdürüyorlardı. Bu devrimle beraber insanlar başkalarının ihtiyaçlarını karşılamak ve kendi değişik ihtiyaçlarını giderebilmek için bir araya gelmeye başladılar. Bir araya geldikleri bu yerler o ilk hallerinden bugünkü modern işletmelere dönüşmüşlerdir. Kendileri kar sağlarken çevre için mal ve hizmet üretimi yapmaktadırlar. İşletmeler insanoğlunun yaşam biçimini değiştirmişlerdir.

İşletme ile insan arasında sürekli bir etkileşim ve belki de sonu gelmeyen bir mücadele gözlenmektedir. Peki niçin bazı kuruluşlar başarılı olurlar sektörlerinde güçlü ve etkileyici bir konuma gelirler ve niçin diğerleri bunu sağlayamaz? Niçin HewlettPackard, Toyota, Microsoft, Arçelik, Netaş gibi kuruluşlar her yıl karlarını arttırarak güçlü bir görünüm verirken Chrysler, Sears, NCR, Digital, Lotus, Apple gibi kuruluşlar başarılı olamaz ve durumlarını koruyamazlar?

Pazar ekonomisinin fırtınalarından ve dalgalarından firmaları koruyan yönetim becerileri nelerdir? Hangi tehlikelerden firmalar kendi iradeleri ile sakınabilirler ve hangi durumları bir fırsat olarak değerlendirebilirler? İşte bu tür soruların cevaplarını araştırmak ve bir durum tesbiti yapmak bir STRATEJ İK YÖNETİM perspektifini ve görüş açısını gündeme getirmektedir.

 

Organizasyonlar belli bir amaca ulaşmak için örgütlenirler. Bu örgütün karşılaşacağı sorunlarla baş edebilmesi için tüm örgütün katkılarıyla planlanmış stratejiye göre hareket etmesinin örgüte sağlayacağı çok fazla yarar vardır. Planlamanın, yönetimi sistematik düşünmeye sevk ettiği, şirket yetkilileri ve yöneticileri arasında iletişimi güçlendirdiği, şirket amaçlarının önceden belirlenmesini sağladığı ve şirket harcamalarının daha koordineli şekilde yürütülmesine yardımcı olduğu bilinmektedir.